Psikolog Yusuf Erol
Köşe Yazarı
Psikolog Yusuf Erol
 

LGS Yılında Evdeki Gerginlik: Sınav Kaygısı Yaşayan Çocuğa Nasıl Destek Olunur?

Kasım ayına girerken sekizinci sınıfı okuyan çocukların evlerinde benzer bir hava oluşur. Deneme sonuçları konuşulur, puanlar karşılaştırılır, akşam yemeğinin konusu bile çoğu zaman sınava döner. Aileler iyi niyetlidir; çocuklarının emeğinin karşılığını almasını isterler. Ama bu iyi niyet, farkında olmadan çocuğun omzuna taşıyamayacağı bir yük bindirebilir. Kaygı kötü bir şey değil, ama dozu önemli Bir miktar heyecan ve kaygı, çocuğun çalışmaya başlamasına ve dikkatini toplamasına yardım eder. Sorun, kaygının çocuğu harekete geçirmek yerine kilitlemeye başladığı noktada ortaya çıkar. Masaya oturduğu hâlde sayfayı çeviremeyen, denemeden önce midesi bulanan, uykuya dalamayan ya da "nasılsa yapamayacağım" diyerek kitabı kapatan bir çocuk tembellik etmiyordur. Çoğu zaman yaşadığı duyguyla ne yapacağını bilemiyordur. Evde dikkat edilecek işaretler Uyku düzeninin belirgin biçimde bozulması, iştahın azalması ya da artması, sık baş ve karın ağrısı şikâyetleri, eskiden keyif aldığı şeylerden uzaklaşma, küçük bir eleştiride ağlama ya da öfke patlaması... Bunlar tek başına alarm sebebi değildir; ama birkaç hafta boyunca birlikte görülüyorsa çocuğun desteğe ihtiyacı olduğunu gösterir. Ailelere beş öneri 1. Puanı değil emeği konuşun. "Kaç net yaptın?" sorusunun yerine zaman zaman "Bugün en çok hangi konuda zorlandın?" diye sorun. Çocuk, kendisinin bir sayıdan ibaret olmadığını hissettiğinde daha rahat çalışır. 2. Karşılaştırmayı evin dışında bırakın. Kuzenin, komşunun ya da sınıf arkadaşının puanı çocuğa motivasyon değil, yetersizlik duygusu verir. 3. Gün içinde sınavsız bir alan bırakın. Birlikte kısa bir yürüyüş, bir oyun, sınavla ilgisi olmayan bir sohbet... Beynin dinlenmesi de çalışmanın bir parçasıdır. 4. Kendi kaygınızı fark edin. Çocuklar ebeveynin ses tonunu, iç çekişini, sonuç kâğıdına bakarkenki yüz ifadesini çok iyi okur. Sizin sakinliğiniz onun için en güçlü destektir. 5. Uykuyu pazarlık konusu yapmayın. Gece geç saatlere kadar çalışmak çoğu zaman ertesi günün verimini düşürür. Düzenli uyku, en verimli tekrar yöntemidir. Ne zaman destek almalı? Kaygı çocuğun okula gitmesini, uyumasını ya da arkadaşlarıyla görüşmesini engelliyorsa, sık sık "zaten bir işe yaramıyorum" gibi cümleler kuruyorsa bir uzmandan destek almak iyi bir adımdır. Sınav kaygısı, doğru yöntemlerle çalışıldığında genellikle rahatlayan bir durumdur. Unutmayalım: Sınav bir yıl sürer, ama bu yıl boyunca çocuğumuzla kurduğumuz ilişki ömür boyu kalır.
Ekleme Tarihi: 28 Ekim 2026 -Çarşamba
Psikolog Yusuf Erol

LGS Yılında Evdeki Gerginlik: Sınav Kaygısı Yaşayan Çocuğa Nasıl Destek Olunur?

Kasım ayına girerken sekizinci sınıfı okuyan çocukların evlerinde benzer bir hava oluşur. Deneme sonuçları konuşulur, puanlar karşılaştırılır, akşam yemeğinin konusu bile çoğu zaman sınava döner. Aileler iyi niyetlidir; çocuklarının emeğinin karşılığını almasını isterler. Ama bu iyi niyet, farkında olmadan çocuğun omzuna taşıyamayacağı bir yük bindirebilir.

Kaygı kötü bir şey değil, ama dozu önemli

Bir miktar heyecan ve kaygı, çocuğun çalışmaya başlamasına ve dikkatini toplamasına yardım eder. Sorun, kaygının çocuğu harekete geçirmek yerine kilitlemeye başladığı noktada ortaya çıkar. Masaya oturduğu hâlde sayfayı çeviremeyen, denemeden önce midesi bulanan, uykuya dalamayan ya da "nasılsa yapamayacağım" diyerek kitabı kapatan bir çocuk tembellik etmiyordur. Çoğu zaman yaşadığı duyguyla ne yapacağını bilemiyordur.

Evde dikkat edilecek işaretler

Uyku düzeninin belirgin biçimde bozulması, iştahın azalması ya da artması, sık baş ve karın ağrısı şikâyetleri, eskiden keyif aldığı şeylerden uzaklaşma, küçük bir eleştiride ağlama ya da öfke patlaması... Bunlar tek başına alarm sebebi değildir; ama birkaç hafta boyunca birlikte görülüyorsa çocuğun desteğe ihtiyacı olduğunu gösterir.

Ailelere beş öneri

1. Puanı değil emeği konuşun. "Kaç net yaptın?" sorusunun yerine zaman zaman "Bugün en çok hangi konuda zorlandın?" diye sorun. Çocuk, kendisinin bir sayıdan ibaret olmadığını hissettiğinde daha rahat çalışır.

2. Karşılaştırmayı evin dışında bırakın. Kuzenin, komşunun ya da sınıf arkadaşının puanı çocuğa motivasyon değil, yetersizlik duygusu verir.

3. Gün içinde sınavsız bir alan bırakın. Birlikte kısa bir yürüyüş, bir oyun, sınavla ilgisi olmayan bir sohbet... Beynin dinlenmesi de çalışmanın bir parçasıdır.

4. Kendi kaygınızı fark edin. Çocuklar ebeveynin ses tonunu, iç çekişini, sonuç kâğıdına bakarkenki yüz ifadesini çok iyi okur. Sizin sakinliğiniz onun için en güçlü destektir.

5. Uykuyu pazarlık konusu yapmayın. Gece geç saatlere kadar çalışmak çoğu zaman ertesi günün verimini düşürür. Düzenli uyku, en verimli tekrar yöntemidir.

Ne zaman destek almalı?

Kaygı çocuğun okula gitmesini, uyumasını ya da arkadaşlarıyla görüşmesini engelliyorsa, sık sık "zaten bir işe yaramıyorum" gibi cümleler kuruyorsa bir uzmandan destek almak iyi bir adımdır. Sınav kaygısı, doğru yöntemlerle çalışıldığında genellikle rahatlayan bir durumdur.

Unutmayalım: Sınav bir yıl sürer, ama bu yıl boyunca çocuğumuzla kurduğumuz ilişki ömür boyu kalır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizlikenthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.