Bazı çocuklar yeni bir ortama girer girmez oyunun ortasına dalar; bazıları ise kenarda durup bir süre izlemeyi tercih eder. Misafir geldiğinde annesinin bacağına sarılan, öğretmeni selamlamakta zorlanan, parkta diğer çocuklara katılmak için uzun süre bekleyen bir çocuk, ailelerde çoğu zaman endişe yaratır: "Neden bu kadar çekingen? Arkadaş edinebilecek mi?"
Utangaçlık bir mizaç özelliğidir
Her çocuk farklı bir mizaçla doğar. Bazı çocuklar yeni durumlara daha temkinli yaklaşır, önce gözlemler, sonra katılır. Bu bir eksiklik değil, bir yaklaşım biçimidir. Temkinli çocuklar çoğu zaman dikkatli, empatik ve iyi birer gözlemcidir. Önemli olan, çocuğun bu özelliğiyle hayatını kısıtlamadan yaşayabilmesidir.
Etiketlemenin etkisi
"Bizimki çok utangaçtır" cümlesi, çocuğun yanında sık sık söylendiğinde bir tanıma dönüşür ve çocuk kendini bu kalıba göre davranmaya başlar. Bunun yerine "Yeni yerlere alışmak için biraz zamana ihtiyaç duyuyor" demek hem daha doğrudur hem de değişime kapı aralar.
Ailelere öneriler
Isınma süresi tanıyın. Yeni bir ortama erken gitmek, çocuğun kalabalık oluşmadan alana alışmasını sağlar.
Zorlamayın, eşlik edin. "Hadi git oyna" yerine birlikte yaklaşmak, ilk adımı onunla atmak daha etkilidir.
Küçük grupları tercih edin. Kalabalık doğum günleri yerine bir ya da iki arkadaşla yapılan oyun buluşmaları, sosyal becerilerin güvenle gelişmesine yardım eder.
Evde prova yapın. Oyuncaklarla "markete gitme", "arkadaşa oyun teklif etme" gibi sahneler canlandırmak, çocuğa gerçek hayatta kullanacağı cümleleri kazandırır.
Cesaretini fark edin. "Bugün kendin selam verdin, gördüm" gibi somut geri bildirimler, küçük adımları büyütür.
Ne zaman destek almalı?
Çekingenlik yaşla birlikte azalmak yerine artıyorsa, çocuk tanıdığı kişilerle bile konuşmuyorsa, okulda hiç konuşmayıp evde rahat konuşuyorsa ya da sosyal ortamlar belirgin bir sıkıntı yaratıyorsa bir uzmanla görüşmek faydalı olur.
Her çocuk kendi hızında açılır. Bizim görevimiz o hızı zorlamak değil, yolu güvenli kılmaktır.