Psikolog Yusuf Erol
Köşe Yazarı
Psikolog Yusuf Erol
 

Eve Yeni Kardeş Geldiğinde Büyük Çocuk: Kıskançlık Değil, Yerini Kaybetme Korkusu

Eve yeni bir bebek geldiğinde bütün aile değişir. Uyku düzeni, gündelik rutinler, ziyaretçiler, telefon sohbetleri... Bu değişimin ortasında en çok zorlanan kişi çoğu zaman büyük çocuktur. Dün evin tek çocuğu olan, bugün "abla" ya da "abi" olmaya davet edilen bir çocuğun kafasındaki soru aslında çok basittir: "Ben hâlâ sevilmeye devam edecek miyim?" Kıskançlık nasıl görünür? Her çocuk bu duyguyu farklı ifade eder. Kimi bebeğe sert davranır, kimi hiç ilgilenmiyormuş gibi yapar. Bazı çocuklar tuvalet eğitimini tamamlamış olmasına rağmen yeniden altını ıslatmaya, biberon istemeye ya da bebek gibi konuşmaya başlar. Bazıları daha çok ağlar, uykuda zorlanır. Bunların hepsi, yaşanan büyük değişikliğe verilen doğal tepkilerdir. "Ama sen büyüdün" cümlesinin ağırlığı Aileler çoğu zaman büyük çocuğa "Sen artık büyüdün" der. İyi niyetle söylenen bu cümle, çocuğa bebeksi ihtiyaçlarının artık kabul görmediği mesajını verebilir. Oysa çocuğun büyümesi bir günde olmaz. Bebeğe gösterilen şefkati kendisi de hâlâ ister ve bunu istemesi son derece doğaldır. Ailelere öneriler Her gün ona ayrılmış kısa bir zaman olsun. On beş dakika bile yeter. Bu sürede telefon da, bebek de, ev işi de yok; yalnızca o ve siz. Oyunu o seçsin. Duygusunu adlandırın, davranışına sınır koyun. "Bebeğe kızgınsın, bazen her şey onun için yapılıyor gibi geliyor. Bunu anlıyorum. Ama ona vurmana izin veremem. Kızgınlığını bana anlatabilirsin" gibi cümleler hem duyguyu kabul eder hem de güvenli bir sınır çizer. Gerilemeye kızmayın. Çocuk bir süre bebek gibi davranmak istiyorsa bunu oyunla karşılayın. Birkaç dakika kucağınıza alıp "bugün sen de benim bebeğimsin" demek, çoğu zaman bu ihtiyacı kendiliğinden azaltır. Görev değil, rol verin. Bez getirmek, bebeğe şarkı söylemek gibi küçük katkılar çocuğu değerli hissettirir; ancak zorunluluğa dönüşmemelidir. Ziyaretçileri hazırlayın. Gelen misafirlerin önce büyük çocukla ilgilenmesini rica etmek, onun kendini görünmez hissetmesini önler. Ne zaman destek almalı? Çocuk bebeğe tekrar tekrar zarar vermeye çalışıyorsa, aylar geçmesine rağmen uyku, yeme ya da tuvalet sorunları artarak sürüyorsa ya da belirgin biçimde içine kapandıysa bir uzmanla görüşmek faydalı olur. Bu dönemde ebeveynle birlikte yapılan oyun temelli çalışmalar çoğu zaman iyi sonuç verir. Kardeş kıskançlığı, sevginin paylaşılmasından korkmaktır. Çocuk sevginin bölünmediğini, aksine çoğaldığını yaşayarak öğrendiğinde bu dönem geride kalır.
Ekleme Tarihi: 28 Ekim 2026 -Çarşamba
Psikolog Yusuf Erol

Eve Yeni Kardeş Geldiğinde Büyük Çocuk: Kıskançlık Değil, Yerini Kaybetme Korkusu

Eve yeni bir bebek geldiğinde bütün aile değişir. Uyku düzeni, gündelik rutinler, ziyaretçiler, telefon sohbetleri... Bu değişimin ortasında en çok zorlanan kişi çoğu zaman büyük çocuktur. Dün evin tek çocuğu olan, bugün "abla" ya da "abi" olmaya davet edilen bir çocuğun kafasındaki soru aslında çok basittir: "Ben hâlâ sevilmeye devam edecek miyim?"

Kıskançlık nasıl görünür?

Her çocuk bu duyguyu farklı ifade eder. Kimi bebeğe sert davranır, kimi hiç ilgilenmiyormuş gibi yapar. Bazı çocuklar tuvalet eğitimini tamamlamış olmasına rağmen yeniden altını ıslatmaya, biberon istemeye ya da bebek gibi konuşmaya başlar. Bazıları daha çok ağlar, uykuda zorlanır. Bunların hepsi, yaşanan büyük değişikliğe verilen doğal tepkilerdir.

"Ama sen büyüdün" cümlesinin ağırlığı

Aileler çoğu zaman büyük çocuğa "Sen artık büyüdün" der. İyi niyetle söylenen bu cümle, çocuğa bebeksi ihtiyaçlarının artık kabul görmediği mesajını verebilir. Oysa çocuğun büyümesi bir günde olmaz. Bebeğe gösterilen şefkati kendisi de hâlâ ister ve bunu istemesi son derece doğaldır.

Ailelere öneriler

Her gün ona ayrılmış kısa bir zaman olsun. On beş dakika bile yeter. Bu sürede telefon da, bebek de, ev işi de yok; yalnızca o ve siz. Oyunu o seçsin.

Duygusunu adlandırın, davranışına sınır koyun. "Bebeğe kızgınsın, bazen her şey onun için yapılıyor gibi geliyor. Bunu anlıyorum. Ama ona vurmana izin veremem. Kızgınlığını bana anlatabilirsin" gibi cümleler hem duyguyu kabul eder hem de güvenli bir sınır çizer.

Gerilemeye kızmayın. Çocuk bir süre bebek gibi davranmak istiyorsa bunu oyunla karşılayın. Birkaç dakika kucağınıza alıp "bugün sen de benim bebeğimsin" demek, çoğu zaman bu ihtiyacı kendiliğinden azaltır.

Görev değil, rol verin. Bez getirmek, bebeğe şarkı söylemek gibi küçük katkılar çocuğu değerli hissettirir; ancak zorunluluğa dönüşmemelidir.

Ziyaretçileri hazırlayın. Gelen misafirlerin önce büyük çocukla ilgilenmesini rica etmek, onun kendini görünmez hissetmesini önler.

Ne zaman destek almalı?

Çocuk bebeğe tekrar tekrar zarar vermeye çalışıyorsa, aylar geçmesine rağmen uyku, yeme ya da tuvalet sorunları artarak sürüyorsa ya da belirgin biçimde içine kapandıysa bir uzmanla görüşmek faydalı olur. Bu dönemde ebeveynle birlikte yapılan oyun temelli çalışmalar çoğu zaman iyi sonuç verir.

Kardeş kıskançlığı, sevginin paylaşılmasından korkmaktır. Çocuk sevginin bölünmediğini, aksine çoğaldığını yaşayarak öğrendiğinde bu dönem geride kalır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizlikenthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.