PAÜ Hastanelerinden Dünya Çevre Sağlığı Günü’ne İlişkin Açıklama

Sağlık 28.09.2026 - 11:13, Güncelleme: 28.09.2026 - 11:13 1581 kez okundu.
 

PAÜ Hastanelerinden Dünya Çevre Sağlığı Günü’ne İlişkin Açıklama

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, Dünya Çevre Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sağlıklı bir toplum için temiz ve güvenli bir çevrenin önemine dikkat çekti.
PAÜ Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış: “Dünya Çevre Sağlığı Günü, yaşadığımız çevrenin insan sağlığı üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha hatırlamak ve çevre sağlığının toplum sağlığı açısından taşıdığı önemi vurgulamak için önemli bir gündür. Uluslararası Çevre Sağlığı Federasyonu (IFEH) tarafından 2026 yılının teması ‘Toplumları Korumak İçin Bilimin Yanında Durmak’ olarak belirlenmiştir. Ben de bu anlamlı günde, sağlıklı bir toplumun ancak sağlıklı ve güvenli bir çevrede mümkün olabileceğine dikkat çekmek istiyorum. Temiz hava, sağlıklı yaşamın en temel koşullarından biridir. Hava kirliliğine bağlı ölümlerin önemli bir bölümü kalp hastalıkları, inme, kronik solunum yolu hastalıkları ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle soluduğumuz havanın kalitesi yalnızca çevresel bir konu değil, doğrudan doğruya bir halk sağlığı meselesidir. Benzer şekilde temiz suya, yeterli sanitasyona, hijyene ve güvenli gıdaya erişim de insan sağlığının korunmasının vazgeçilmez unsurlarıdır. Kirlenmiş su ve yetersiz sanitasyon, özellikle çocuklar açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Çevrenin kimyasallar, ağır metaller, tarımsal ilaçlar ve kontrolsüz atıklarla kirletilmesi de uzun vadede insan sağlığını tehdit eden önemli riskler arasında yer almaktadır. Bu nedenle herkesin güvenli içme suyuna, sağlıklı gıdaya ve sağlıklı yaşam alanlarına erişebilmesi temel bir toplum sağlığı hedefi olmalıdır. İklim değişikliğini de artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirmek mümkün değildir. Aşırı sıcaklıklar, seller, kuraklık, orman yangınları, hava kirliliği, gıda ve su güvenliğindeki bozulmalar ve bazı bulaşıcı hastalıkların yayılımındaki değişiklikler insan sağlığını doğrudan etkilemektedir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, düşük gelirli gruplar ve çevresel risklere daha fazla maruz kalan kişiler ise bu etkiler karşısında daha kırılgan durumdadır.” Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış: “Temiz su, güvenli gıda ve sağlıklı yaşam alanlarıherkes için olmalıdır.”   Çevresel risklerle mücadele ederken kararları bilimsel kanıtı olmayan iddialara değil; güvenilir ölçümlere, bilimsel araştırmalara ve toplum sağlığı üzerindeki gerçek etkilere dayandırmak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Meydan Acımış, sözlerine şöyle devam etti: “Çevre sağlığında temel yaklaşımımız, hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan çevresel koşulları mümkün olduğunca ortadan kaldırmak olmalıdır. Çünkü halk sağlığının en güçlü aracı, tedaviden önce korunmadır. Bugün soluduğumuz hava, kullandığımız su, tükettiğimiz gıdalar ve içinde yaşadığımız çevre yalnızca bugünkü yaşamımızı değil, gelecek kuşakların yaşam koşullarını da belirleyecektir. Bu nedenle bilimsel kanıta dayalı, koruyucu sağlık yaklaşımını önceleyen, çevresel eşitsizlikleri azaltan ve sağlıklı yaşam alanlarını herkes için güvence altına alan politikaların güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Dünya Çevre Sağlığı Günü vesilesiyle, sağlığımızı çevremizden ayrı düşünmememiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Daha temiz hava, güvenli su, sağlıklı gıda, yaşanabilir kentler ve sürdürülebilir bir çevre hepimizin ortak hakkıdır.”  
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, Dünya Çevre Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sağlıklı bir toplum için temiz ve güvenli bir çevrenin önemine dikkat çekti.

PAÜ Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış: “Dünya Çevre Sağlığı Günü, yaşadığımız çevrenin insan sağlığı üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha hatırlamak ve çevre sağlığının toplum sağlığı açısından taşıdığı önemi vurgulamak için önemli bir gündür. Uluslararası Çevre Sağlığı Federasyonu (IFEH) tarafından 2026 yılının teması ‘Toplumları Korumak İçin Bilimin Yanında Durmak’ olarak belirlenmiştir. Ben de bu anlamlı günde, sağlıklı bir toplumun ancak sağlıklı ve güvenli bir çevrede mümkün olabileceğine dikkat çekmek istiyorum. Temiz hava, sağlıklı yaşamın en temel koşullarından biridir. Hava kirliliğine bağlı ölümlerin önemli bir bölümü kalp hastalıkları, inme, kronik solunum yolu hastalıkları ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle soluduğumuz havanın kalitesi yalnızca çevresel bir konu değil, doğrudan doğruya bir halk sağlığı meselesidir. Benzer şekilde temiz suya, yeterli sanitasyona, hijyene ve güvenli gıdaya erişim de insan sağlığının korunmasının vazgeçilmez unsurlarıdır. Kirlenmiş su ve yetersiz sanitasyon, özellikle çocuklar açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Çevrenin kimyasallar, ağır metaller, tarımsal ilaçlar ve kontrolsüz atıklarla kirletilmesi de uzun vadede insan sağlığını tehdit eden önemli riskler arasında yer almaktadır. Bu nedenle herkesin güvenli içme suyuna, sağlıklı gıdaya ve sağlıklı yaşam alanlarına erişebilmesi temel bir toplum sağlığı hedefi olmalıdır. İklim değişikliğini de artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirmek mümkün değildir. Aşırı sıcaklıklar, seller, kuraklık, orman yangınları, hava kirliliği, gıda ve su güvenliğindeki bozulmalar ve bazı bulaşıcı hastalıkların yayılımındaki değişiklikler insan sağlığını doğrudan etkilemektedir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, düşük gelirli gruplar ve çevresel risklere daha fazla maruz kalan kişiler ise bu etkiler karşısında daha kırılgan durumdadır.”

Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış: “Temiz su, güvenli gıda ve sağlıklı yaşam alanlarıherkes için olmalıdır.”

 

Çevresel risklerle mücadele ederken kararları bilimsel kanıtı olmayan iddialara değil; güvenilir ölçümlere, bilimsel araştırmalara ve toplum sağlığı üzerindeki gerçek etkilere dayandırmak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Meydan Acımış, sözlerine şöyle devam etti: “Çevre sağlığında temel yaklaşımımız, hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan çevresel koşulları mümkün olduğunca ortadan kaldırmak olmalıdır. Çünkü halk sağlığının en güçlü aracı, tedaviden önce korunmadır. Bugün soluduğumuz hava, kullandığımız su, tükettiğimiz gıdalar ve içinde yaşadığımız çevre yalnızca bugünkü yaşamımızı değil, gelecek kuşakların yaşam koşullarını da belirleyecektir. Bu nedenle bilimsel kanıta dayalı, koruyucu sağlık yaklaşımını önceleyen, çevresel eşitsizlikleri azaltan ve sağlıklı yaşam alanlarını herkes için güvence altına alan politikaların güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.  Dünya Çevre Sağlığı Günü vesilesiyle, sağlığımızı çevremizden ayrı düşünmememiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Daha temiz hava, güvenli su, sağlıklı gıda, yaşanabilir kentler ve sürdürülebilir bir çevre hepimizin ortak hakkıdır.”

 

Denizli HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizlikenthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.