SENDİKALAR KÖLELİK DİYOR AMA!
SENDİKALAR KÖLELİK DİYOR AMA!
“İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, Bakanlar Kurulu'nda görüşülerek...
“İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, Bakanlar Kurulu'nda görüşülerek Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla Meclis'e sevk edildi. Tasarı, özel istihdam bürolarına ‘geçici iş ilişkisi' kurma yetkisi veriyor. Buna göre özel istihdam bürosu, işverenle ‘geçici İşçi sağlama sözleşmesi' yaparak bir işçisini bu işverene kiralayabilecek. İşçi kiralamaya, ev hizmetleri ve mevsimsel tarım işlerinin yanı sıra işletmenin iş hacminin öngörülemeyen ölçüde artması ve dönemsellik arz eden iş artışları gibi durumlarda da izin veriliyor. Böylece işçi kiralamanın kapsamı çok geniş tutularak hemen hemen bütün işler bu kapsama sokuluyor. Kamu kurumları ile madenler kapsam dışı tutularak buralarda Kiralık İşçiye izin verilmiyor. Daha önce mevsimlik tarım işlerinde çalışanlar ile askere gidenlerin ve doğum yapan kadınların yerine özel istihdam bürolarından eleman kiralanmasına imkân veren düzenleme yapılmıştı. Şimdi ise düzenleme bütün alanları kapsayacak şekilde genişletildi.
"İNSAN TİCARETİ YAPABİLECEKLER"
Eğitim-İş Denizli Şubesi Başkanı Kadem Özbay ise konuyla ilgili sitemize açıklamada bulundu; ''Yeni yasayla birlikte özel istihdam büroları esasında kölelik büroları aracılığıyla insanlar kiralanabilecek yani yasaya dayandırılarak insan ticareti yapılabilecektir. Devlet eliyle yasal zemini oluşturulan kiralık işçilik ile güvencesiz esnek çalışma ortamı yani kölelik sistemi inşa edilmek istenmektedir. Tüm emekçilerin ve onları temsil eden sendikaların insan emeğini ve yaşam hakkını yok soyan bu anlayışa karşı birlik olması gerekir. Emeğin sömürülmesine ve bunun yasal zeminini oluşturmak isteyenlerin karşısına bir yumruk gibi çıkılmalı o yumruğu da sömürü düzenini inşa edenlerin kafasına birlikte indirebilmeli. İnsanın bir mal gibi alınıp satılabildiği, kiralanabildiği daha doğrusu insan ticaretinin ve köleliğinin yasalaştırıldığı bu anlayışa karşı birlikte direnilmeli. Bu sistem ile işveren hiçbir sorumluluk taşımadığı için istediği zaman işçileri kolaylıkla işten çıkarabilecek ve yerine yine kölelik bürosundan yeni işçiler alabilecektir. İşçilerin güvenceli bir çalışma ortamı olmadığı için hangi gün, nerede ve hangi koşullarda çalıştırılacağı belli olmayacak. İş kolu, süresi ve çalıştırılma koşulları belli olmayan işçilerin sendika üyeliği de neredeyse imkânsız hale gelecek. Bu da sendikal mücadeleye, sömürüye ve onun temsilcilerine karşı örgütlü olabilmeye büyük bir darbedir. Emeğin en yüce değer olduğunu unutmamalı sömürüye ve bu düzenin temsilcilerine karşı emek cephesi oluşturulmalı, birlikte mücadele edilmelidir. Zafer direnen emekçinin olacak'' dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.