PAÜ'DE KIYIM MOBİNG

Denizli Büyükşehir (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 28.08.2017 - 20:08, Güncelleme: 28.08.2017 - 20:45 7229+ kez okundu.
 

PAÜ'DE KIYIM MOBİNG

15 Temmuz hain kalkışmasından sonra FETÖ/PDY örgütüne karşı yapılan operasyonlar neticesinde terör örgütü üyesi şüphesi ile görevden alınan Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın yerine Prof. Dr. Hüseyin Bağ vekaleten getirilmiş sonraki süreçte 2. ci kez vekalet sürecinde YÖK imza olayında katakulli olduğu iddia edilmişti.
Eski Rektör Prof.Dr. Hüseyin Bağcı'nın şüphe üzerine görevden alınması ile Pamukkale Üniversitesi'nin Rektörlük koltuğuna oturan Prof. Dr. Hüseyin Bağ'la ilgili olarak çıkan haberler son bulacak gibi görünmüyor. Asil olarak atanmasının ardından Prof.Dr. Hüseyin Bağ'ın ilk icraatının greve gelir gelmez eşi Derya Bağ’ ı mevcut görevinden alarak enstitüye ataması ülke gündemini uzun süre meşgul etmişti.  Atama sonrasında basında çıkan haberlerin ardından Rekötör Bağ geri adım atmış ve atamayı durdurmuştu. Ülke gündeminin üst sıralarına kadar çıkan bu gelişmenin hemen ardından, Haziran ayında kendisinin katılamadığı mezuniyet töreni rezaleti ile sık sık ulusal kanallarda boy göstermişti. Stadyumda gerçekleştirilen ve sıcaktan dolayı birçok öğrencinin bayılıp hastaneye kaldırıldığı olay sonrası, bir kez daha tepkilerin odağı olan Bağ, yaşanan olumsuzluklardan kendini değil personeli sorumlu tutup,  sorumlu tuttuğu personeline fatura kesmişti.                         Şimdi edindiğimiz bilgilere göre, geçtiğimiz gün görev yerleri değişen genel sekreter, iki genel sekreter  yardımcısı, 3 daire başkanı, güvenlik müdürü, sekreterler Prof. Dr. Ceyhun Karpuz’u sosyal medya hesabında  adeta isyan ettirdi. Bağ ile birlikte rektörlüğü aday olan bir isim olan Prof. Dr. Ceyhun Karpuz, sosyal medya hesabından Rektör Bağ'ı topa tuttu.                       Kendi şahsına ve personele uygulanan mobingden bahseden Karpuz, şu ifadeleri kulandı;     "Vallahi birileri kızsa da küsse de "Devlet malı deniz, yemeyen keriz" sözünü " devlet malı deniz, yiyen domuz, yediren soysuz, seyreden takmış boynuz" sözüne evirmek boynumun borcu. Benim sözüm önünü göremeyip harıktan (küçük su kanalı) atlıyorum diye üstü açık foseptik (kısaca bok) çukuruna atlayanlara, yaptığı hatayı farketmemekle kalmayıp daha büyük hatalar işleyenlere, iş yapayım derken göz çıkaranlara, yola çıktığı arkadaşlarını yolda bulduklarına değişenlere, bir iş veya bir kişi için satan gün gelir her şey için satışa çıkarılır misali makam ve koltuk uğruna beklenmedik işler yapanlara,... Böyle olmadığını düşünenlere gelince; İşte bu anlatmaya çalıştığım durumlara muhatap insanların olduğu ve diyalogların yaşandığı bir üniversite atmosferi olmaması için sosyal medyadan yaptığım paylaşımlara dayalı olarak hakkımda yürütülen soruşturmalar neticesinde mobing kapsamı niteliğinde gelişmelere dayalı olarak bana verilen cezalar ve bu cezaların yaptırımları konusunda şu ana kadar yaşananların resmî anlamda sürecek olan itiraz ve hukuki prosedürleri bir tarafa Pamukkale Üniversitesi rektör adayı Prof. Dr. Ceyhun Karpuz olarak yine sosyal medya aracılığı ile seslenmek istiyorum ve sayın rektörün göreve geldiği günden bu yana yapılan hataların ve yanlışlıkların bir an evvel son bulmasını, ülkemiz ve özellikle Denizli'miz için çok büyük öneme sahip olan ve detaylarını ceyhunkarpuz.com Web sayfamızdan paylaştığımız projelerimizin hayata geçirilmesini, üniversitemizin bu projelerle anılmasını, mevcut yönetimin şu ana kadar çeşitli vesilelerle göreve getirip geri almak şeklinde özellikle son sekiz aydır yapılan "atama yap, bir hata olursa günah keçisi ilan et faturayı kes" tarzı yönetimden vaz geçilmesini, üniversitemizin hem yerel hem ulusal hem de uluslar arası platformda burada tekrar etmek istemediğim, yeniden dile getirmek istemediğim olaylarla değil Denizli'ye ve Ülkemize yakışır uygulamalar ve başarılarla anılmasını ve bu anlayışın hakim olduğu bir yönetim uygulamasının hayata geçirilmesini temenni ediyor ve ümitle güzel günlerin gelmesini bekliyorum. Değilse herhalde bu gömlek bu yönetime ve bu anlayışa bir kaç beden fazla geliyor ki işler gittikçe daha karmaşık hale geliyor diyorum. Yönetim son sekiz ayda kendi atadığı kişilerle neden kavga ve çekişme içerisinde olmak durumunda kaldı ki? Madem bu kadar sıkıntılı bir durum var o halde aynı zamanda rektörleri ve kabineyi yani bakanları da atayan irade olan sayın Cumhurbaşkanımızın AKP teşkilatında yanlış yapanlar içim söylediği gibi şimdiden bir yorgunluk, bıkkınlık ve başarısızlık varsa siz de gereğini yapın!!! Ya adam gibi yönetim ya da ... (Sakın kendim için bir vazife çıkardığım düşünülmesin, zira disiplin kurulu tarafından oy birliği ile verilen ceza dolayısıyla şu an hali hazırda hiçbir idari göreve getirilemem, kimse korkmasın..., ayrıca herkes bilsin ki şu an benimle ilgili herhangi bir hukuki işlem söz konusu değildir)
15 Temmuz hain kalkışmasından sonra FETÖ/PDY örgütüne karşı yapılan operasyonlar neticesinde terör örgütü üyesi şüphesi ile görevden alınan Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın yerine Prof. Dr. Hüseyin Bağ vekaleten getirilmiş sonraki süreçte 2. ci kez vekalet sürecinde YÖK imza olayında katakulli olduğu iddia edilmişti.

Eski Rektör Prof.Dr. Hüseyin Bağcı'nın şüphe üzerine görevden alınması ile Pamukkale Üniversitesi'nin Rektörlük koltuğuna oturan Prof. Dr. Hüseyin Bağ'la ilgili olarak çıkan haberler son bulacak gibi görünmüyor. Asil olarak atanmasının ardından Prof.Dr. Hüseyin Bağ'ın ilk icraatının greve gelir gelmez eşi Derya Bağ’ ı mevcut görevinden alarak enstitüye ataması ülke gündemini uzun süre meşgul etmişti.  Atama sonrasında basında çıkan haberlerin ardından Rekötör Bağ geri adım atmış ve atamayı durdurmuştu. Ülke gündeminin üst sıralarına kadar çıkan bu gelişmenin hemen ardından, Haziran ayında kendisinin katılamadığı mezuniyet töreni rezaleti ile sık sık ulusal kanallarda boy göstermişti. Stadyumda gerçekleştirilen ve sıcaktan dolayı birçok öğrencinin bayılıp hastaneye kaldırıldığı olay sonrası, bir kez daha tepkilerin odağı olan Bağ, yaşanan olumsuzluklardan kendini değil personeli sorumlu tutup,  sorumlu tuttuğu personeline fatura kesmişti.                        
Şimdi edindiğimiz bilgilere göre, geçtiğimiz gün görev yerleri değişen genel sekreter, iki genel sekreter  yardımcısı, 3 daire başkanı, güvenlik müdürü, sekreterler Prof. Dr. Ceyhun Karpuz’u sosyal medya hesabında  adeta isyan ettirdi. Bağ ile birlikte rektörlüğü aday olan bir isim olan Prof. Dr. Ceyhun Karpuz, sosyal medya hesabından Rektör Bağ'ı topa tuttu.                      
Kendi şahsına ve personele uygulanan mobingden bahseden Karpuz, şu ifadeleri kulandı;     "Vallahi birileri kızsa da küsse de "Devlet malı deniz, yemeyen keriz" sözünü " devlet malı deniz, yiyen domuz, yediren soysuz, seyreden takmış boynuz" sözüne evirmek boynumun borcu. Benim sözüm önünü göremeyip harıktan (küçük su kanalı) atlıyorum diye üstü açık foseptik (kısaca bok) çukuruna atlayanlara, yaptığı hatayı farketmemekle kalmayıp daha büyük hatalar işleyenlere, iş yapayım derken göz çıkaranlara, yola çıktığı arkadaşlarını yolda bulduklarına değişenlere, bir iş veya bir kişi için satan gün gelir her şey için satışa çıkarılır misali makam ve koltuk uğruna beklenmedik işler yapanlara,...
Böyle olmadığını düşünenlere gelince;

İşte bu anlatmaya çalıştığım durumlara muhatap insanların olduğu ve diyalogların yaşandığı bir üniversite atmosferi olmaması için sosyal medyadan yaptığım paylaşımlara dayalı olarak hakkımda yürütülen soruşturmalar neticesinde mobing kapsamı niteliğinde gelişmelere dayalı olarak bana verilen cezalar ve bu cezaların yaptırımları konusunda şu ana kadar yaşananların resmî anlamda sürecek olan itiraz ve hukuki prosedürleri bir tarafa Pamukkale Üniversitesi rektör adayı Prof. Dr. Ceyhun Karpuz olarak yine sosyal medya aracılığı ile seslenmek istiyorum ve sayın rektörün göreve geldiği günden bu yana yapılan hataların ve yanlışlıkların bir an evvel son bulmasını, ülkemiz ve özellikle Denizli'miz için çok büyük öneme sahip olan ve detaylarını ceyhunkarpuz.com Web sayfamızdan paylaştığımız projelerimizin hayata geçirilmesini, üniversitemizin bu projelerle anılmasını, mevcut yönetimin şu ana kadar çeşitli vesilelerle göreve getirip geri almak şeklinde özellikle son sekiz aydır yapılan "atama yap, bir hata olursa günah keçisi ilan et faturayı kes" tarzı yönetimden vaz geçilmesini, üniversitemizin hem yerel hem ulusal hem de uluslar arası platformda burada tekrar etmek istemediğim, yeniden dile getirmek istemediğim olaylarla değil Denizli'ye ve Ülkemize yakışır uygulamalar ve başarılarla anılmasını ve bu anlayışın hakim olduğu bir yönetim uygulamasının hayata geçirilmesini temenni ediyor ve ümitle güzel günlerin gelmesini bekliyorum. Değilse herhalde bu gömlek bu yönetime ve bu anlayışa bir kaç beden fazla geliyor ki işler gittikçe daha karmaşık hale geliyor diyorum. Yönetim son sekiz ayda kendi atadığı kişilerle neden kavga ve çekişme içerisinde olmak durumunda kaldı ki? Madem bu kadar sıkıntılı bir durum var o halde aynı zamanda rektörleri ve kabineyi yani bakanları da atayan irade olan sayın Cumhurbaşkanımızın AKP teşkilatında yanlış yapanlar içim söylediği gibi şimdiden bir yorgunluk, bıkkınlık ve başarısızlık varsa siz de gereğini yapın!!!
Ya adam gibi yönetim ya da ...
(Sakın kendim için bir vazife çıkardığım düşünülmesin, zira disiplin kurulu tarafından oy birliği ile verilen ceza dolayısıyla şu an hali hazırda hiçbir idari göreve getirilemem, kimse korkmasın..., ayrıca herkes bilsin ki şu an benimle ilgili herhangi bir hukuki işlem söz konusu değildir)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizlikenthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.