Öztürk: Otursun Saray Yavrucağında İşine Baksın!
Öztürk: Otursun Saray Yavrucağında İşine Baksın!
Seçimlerin ardından MHP İl Başkanı'ndan çarpıcı açıklamalar geldi.
Milliyetçi Hareket Partisi Denizli İl Başkanı Yasin Öztürk, deha tv'de katıldığı tv programında 7 Haziran seçimlerinin geniş bir değerlendirmesini yaptı. Seçimlerin ardından gelinen süreç hakkında açıklamalar yapan Öztürk, herşeyden önce seçim sonuçlarının herkese hayırlı olmasını temenni ederek şunları söyledi, "Seçim takvimi işlemeden önce kongre sürelerini yaşadık. Ben 4 aydır bu görevdeyim. İlçe başkanlarımızla beraber bir seçim çalışması içine girdik. Kongrelerin ardından seçime girilmesi ve sahada oy istemeye inilmesi söz konusu oldu. Teşkilatlarımızın hepsinin elinden geleni yaptığını biliyoruz. İnancım tam ve hepsine teşekkür ederim.
Denizli'nin büyük bir şehir olduğunu kayeden Öztürk, Programlar çervesinde çalışmalarımızı sahaya yansıttık. Fakat son on günde bir sıkıntı yaşadık. İlave taleplerin olması bizi biraz zorladı ve insiyatif kullanarak hızlı hareket etmeye çalıştık. Bu coğrafyada çalışmak her parti için kolay değil. Biraz da maddi anlamda rahat olabilseydik daha etkili bir çalışma yürütebilirdik.
İşte Yasin Öztürk'ün yaptığı açıklamalar:
MHP OLARAK OY ORANIMIZI ARTIRDIK
Öncelikle sadece Denizli açısından değil genel siyasetle ve yerel siyasetin farklı olduğu bir ortamdan bahsetmek gerekiyor.Yerel seçimleri baz alırsak meclis üyesi adaylarına baktığımızda 400 arkadaşımız sahada çalışıyor. Yüzde 80 ülkenin genel durumu ve genel merkezin duruşunu baz alır. Bu bağlamda bu seçimleri değerlendirirken bir önceki genel seçimleri baz alarak değerlendirme yapmamız gerekiyor. Bu durumda oylarımızda 15 bin gibi bir artış var. Ama günül arzu ediyor ki çok daha iyi sonuçlar elde etmek. Bu kapsamda yaptığımız bir hata veya yanlış varsa şimdiden bunları telafi etmek için çalışmamız gerekiyor. Yine Denizli boyutunda 19 ilçemizin içinde 11'inde yüzdelik ve seçmen sayısında artışımız söz konusu. 4 ilçemizde ise kayıp söz konusu. Daha iyi ve daha yüksek başarıyı elde edebileceğimize inanıyoruz.
HALKIN YÜZDE 60'I İSTEMEDİĞİNİ GÖSTERDİ
Türkiye çok farklı bir seçim atmosferi yaşadı. Türkiye Cumhuriyeti'nde rejim değişiminin yaşanıp yaşanamayacağının sorgulandığı bir seçim yaşadık. Halkın yüzde 60'ı bunu istemediğini gösterdi. Halkın cumhur başkanı olması gereken bir ismin çıkıp meydanlarda oy istemesi cevap bulmadı. Yolsuzlukların artması ve hükümetin her türlü hukuksuzluğu yapması seçmende kabül görmedi. Yaşanan bu çifte standart dolu uygulamalar bizim ve diğer partilerin sağlıklı çalışmasını engelledi. Bunlara göz yuman kurum ve görevlilerin de seyirci kalması kabul edilebilir birşey değil. İktidar partisinin seçimlerde alınan kararlara rağmen hukuk tanımaz tavırları çok ilginçtir.
Yüzde 12.9 olan oy oranımızı yüzde 16.3'e çıkardık ve ülke genelinde oyunu artıran ikinci partiyiz. Toplamda 2 milyon yeni oyumuz vardır. Yine hem genel hemde yerelde çok daha iyi sonuçlar bekliyorduk. Ancak iktidara talip olan bir parti olarak bu rakamlar yeterli değil ama gelecekten umutluyuz.
HDP'nin barajı aşmasında sanki bizim katkımız olduğu söylemleri dolaşmakta. Ancak baktığımızda, Oslo'da gizli pazarlıklar yapan bizler değildik, Habur'da teröristleri karşılayan bizler değildik, Şivan Perver'le şarkılar söyleyen bizler değildik, Dolma Bahçe Saray'ında Yalçın Akdoğan'ın karşısında oturanlarda bizler değildik. Bu anlamda ülkede kimin kiminle ortak hareket ettiğini halkımız gayet iyi bilmektedir. Sonuçlara baktğımızda AKP ve HDP'nin kualisyon kurmasında bir engel yoktur. Kimlerle hareket ettilerse onlarla bir araya gelmelerinden doğal birşey yoktur.
Bu konuda Sayın Genel Başkanımız gerekli açıklamaları yaptı. Dört partinin meclise girdiği bir ortamda sonuçta hükümet kurulabilecek matematiksel sonuçlar ortaya çıktı. Birinci olarak AKP ve HDP, ikinci seçenek olarak CHP ve AKP'nin kualisyon kurabilecek görüntü olması ihtimali var. Tabi belirli şartlar çerçevesinde bu yol denenebilir mi denenebilir. Şartımız belli, başkanlık modelinden vaz geçildiği, çözüm sürecinin bitirildiği ve yolsuzluk operasyonlarının tamamlandığı bir yol izlenirse biz hazırız. Ama hiçbir şartla gelmeyin dendiğinde bu iş olamaz. Yolsuzluk operasyonlarının sonucunda bu iş benim Bilal oğlana kadar devam eder gibi bir yaklaşım olursa, MHP bu işin hiç bir tarafında yoktur.
İKTİDARDAN NEDEN DÜŞTÜLER
İktidar partisi seçimlerde yüzde 9'luk bir düşüş yaşadı. Akp'nin kaybettiği oy oranıyla HDP'nin aldığı oy oranına bakarsak oyların nereye gittiği bellidir. Seçmenimiz şuanda sen tek başına hiçbirşey yapamazsın. Diyerek Erdoğan'a sarı kart gösteterdi. Bir sonraki seçimlerde kırmızı kart da gösterebilir. HDP ve MHP'nin aynı oranda milletvekili çıkarması seçim sistemi ile alakalı bir durum. Beklenmedik ölçüde aldıkları 6-7 milletvekili söz konusu. Bizimde 7 ilde kıl payı kaçırdığımız vekillikler var. Ama bunun iktidar olamadıkça bir önemi olamaz. Matematiksel olarak baktığımızda iktidar partisinin yüzde 9 oranında bir düşüşü var. Muhalefet partisinin ise artışı yok. Akp'nin oylarının nereye gittiği bu sonuçlarla ortaya çıkıyor. Akp seçmenine sorduğunuzda AKP olmasa kime oy verirdiniz? Dendiğinde MHP cevabını verir. CHP'li birisi de MHP cevabını verir.
AKP'nin yüzde 3 oranında oyu MHP'ye kaymıştır. Bunun iki katı kadar olmasa bile yüzde 4 oranında AKP'den HDP'ye oy kaymıştır. CHP'nin en az yüzde 1'lik bir oranı HDP'ye kaymıştır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin ise oylarında kayma yoktur. AKP seçmeninin yüzde 20'sinde kayma yaşanabilir. Hala daha kaymalar yaşandığını görebilirsiniz. Bir sonraki seçimlerde bu kayıp yaşanacak. İktidardan düşüş olduğunda bu çözülme hızlanacaktır. İktidardan düşmeden birden bire böyle bir çözülme olmayacağı açıktır. Birden bire baraj altında kalmaları beklenemez. Ancak şuan menfaat ve iktidar nimetleri ile o partinin içinde bulunanların çözülerek başka partilere kayacaklarını göreceğiz.
Vatandaş cephesinden bakarsak; bir kere Denizli ve Türkiye genelinde erken seçimde oylarda çok bir değişiklik olmayacağını gözlemliyoruz. Hem psikolojik ve ekonomik olarak büyük sıkıntılar yaşanabilir. Devletimizin hükümetsiz kalmayacağından eminim. Türk insanı tepkisini hemen vermez, sabırlıdır. 17-25 aralık operasyonunun ardından yapılan yerel seçimlerde bunu yaşadık. Vatandaşlarımız o dönemdeki tepkisini 7 haziran seçimlerinde sandığa yansıttı.
En kötü kualisyon belirsizlikten iyidir. Bir an önce belirsizlik bitirilmelidir. Üreten bir ekonomi tekrar gündeme taşınmalıdır. İşsizliğe acilen bir çare bulunmalıdır. 2008'den bu yana ekonomide gidişat iyi değildir. Tek başına iktidar olan AKP'nin son dört yılda yaptıkları nedeniyle ekonomi tıkanmıştır. Türkiye'nin genleri ile oynamadan, başkanlık sistemi gibi abuk-subuk şeyleri gündeme getirip de dikta rejimi ortamından çıkılmaıdır. Nedense Erdoğan ortalarda son günlerde hiç görünmüyor. Seçim öncesi yaptıkları açılışlar neden birden kesildi? Seçimle gelen bir Cumhurbaşkanı mevcut görevlerinin dışına çıkmadan, otursun o saray yavrucağında işine baksın. Milletimiz daha bunların içindeki pislikleri bilse AKP diye bir parti kalmaz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.