“Hukuk devletinde gözaltı normalleştirilemez!”

Denizli Güncel 27.10.2026 - 11:11, Güncelleme: 27.10.2026 - 11:11 4372 kez okundu.
 

“Hukuk devletinde gözaltı normalleştirilemez!”

Yazarımız Engin Öz’den Şeniz Doğan’ın gözaltına alınmasına ilişkin değerlendirme:
  “Denizli’yi konuşmanın zamanı” demiştik. Ancak yaşanan son gelişmeleri değerlendirmemek, yaşadığımız şehri ve şehrimizin gündemini görmezden gelmek olurdu. Bir şehrin yediemini ilan edilen belediye başkanı Şeniz Doğan’ın sabah saatlerinde evinde gözaltına alınması karşısında, bir vatandaş olarak bizlere de hukuk devletini ve adaleti savunma sorumluluğu düşüyor. Bugün başka konuları konuşmak, yaşanan bu gelişme karşısında anlamsız kalacaktır. Çünkü mesele yalnızca bir belediye başkanı değil, hukukun hepimiz için ne ifade ettiğidir. Halkın oylarıyla seçilmiş, adresi ve makamı belli bir belediye başkanının sabahın erken saatlerinde evinden gözaltına alınması gerçekten zorunlu muydu? İfadeye çağrılması mümkün değil miydi? Elbette her soruşturma kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Ancak hukuk devleti, yalnızca soruşturma yürütmekten ibaret değildir. Özgürlüğü korumak, ölçülü davranmak ve hukuki güvenceleri herkese eşit uygulamak da hukuk devletinin gereğidir. Ne yazık ki toplum olarak sabah baskınlarına, gözaltı görüntülerine ve yargılama tamamlanmadan insanların kamuoyu önünde mahkûm edilmesine giderek alışıyoruz. Oysa gözaltına alınmak suçlu olmak demek değildir. Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir. Burada sorulması gereken sorular açıktır: Bu gözaltı işlemi neden gerekli görüldü? İfadeye davet seçeneği neden tercih edilmedi? Uygulanan yöntem ölçülü müydü? Bu soruları sormak kimseye ayrıcalık tanınmasını istemek değildir. Tam tersine, herkes için hukukun üstünlüğünü savunmaktır. Çünkü bugün bir belediye başkanının karşı karşıya kaldığı uygulamayı konuşuyoruz. Yarın aynı hukuki güvencelere ihtiyaç duyacak olan sıradan bir vatandaş olabilir. Hukuk kişiye, makama, partiye veya siyasi görüşe göre değişmemelidir. Bir ülkede insanlar gözaltı görüntülerine alışabilir; ancak hukuksuzluk ihtimaline alışmak, adalet duygusunun aşınmasına sessiz kalmaktır. Bizim ihtiyacımız olan; peşin hüküm yerine adil yargılamanın, keyfîlik yerine hukukun, ayrıcalık yerine eşitliğin egemen olduğu bir düzendir. Denizli’yi konuşmaya devam edeceğiz. Şehrimizin sorunlarını, esnafımızın sıkıntılarını, vatandaşımızın beklentilerini ve çözüm önerilerimizi gündeme taşıyacağız. Ancak hukuk ve adalet söz konusu olduğunda sessiz kalamayız. Çünkü hukuk devleti, yalnızca belirli kişilerin değil, herkesin güvencesi olmak zorundadır. Adalet, bir gün herkese lazım olur.
Yazarımız Engin Öz’den Şeniz Doğan’ın gözaltına alınmasına ilişkin değerlendirme:

 

“Denizli’yi konuşmanın zamanı” demiştik. Ancak yaşanan son gelişmeleri değerlendirmemek, yaşadığımız şehri ve şehrimizin gündemini görmezden gelmek olurdu.

Bir şehrin yediemini ilan edilen belediye başkanı Şeniz Doğan’ın sabah saatlerinde evinde gözaltına alınması karşısında, bir vatandaş olarak bizlere de hukuk devletini ve adaleti savunma sorumluluğu düşüyor. Bugün başka konuları konuşmak, yaşanan bu gelişme karşısında anlamsız kalacaktır.

Çünkü mesele yalnızca bir belediye başkanı değil, hukukun hepimiz için ne ifade ettiğidir.

Halkın oylarıyla seçilmiş, adresi ve makamı belli bir belediye başkanının sabahın erken saatlerinde evinden gözaltına alınması gerçekten zorunlu muydu? İfadeye çağrılması mümkün değil miydi?

Elbette her soruşturma kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Ancak hukuk devleti, yalnızca soruşturma yürütmekten ibaret değildir. Özgürlüğü korumak, ölçülü davranmak ve hukuki güvenceleri herkese eşit uygulamak da hukuk devletinin gereğidir.

Ne yazık ki toplum olarak sabah baskınlarına, gözaltı görüntülerine ve yargılama tamamlanmadan insanların kamuoyu önünde mahkûm edilmesine giderek alışıyoruz. Oysa gözaltına alınmak suçlu olmak demek değildir. Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir.

Burada sorulması gereken sorular açıktır: Bu gözaltı işlemi neden gerekli görüldü? İfadeye davet seçeneği neden tercih edilmedi? Uygulanan yöntem ölçülü müydü?

Bu soruları sormak kimseye ayrıcalık tanınmasını istemek değildir. Tam tersine, herkes için hukukun üstünlüğünü savunmaktır.

Çünkü bugün bir belediye başkanının karşı karşıya kaldığı uygulamayı konuşuyoruz. Yarın aynı hukuki güvencelere ihtiyaç duyacak olan sıradan bir vatandaş olabilir. Hukuk kişiye, makama, partiye veya siyasi görüşe göre değişmemelidir.

Bir ülkede insanlar gözaltı görüntülerine alışabilir; ancak hukuksuzluk ihtimaline alışmak, adalet duygusunun aşınmasına sessiz kalmaktır.

Bizim ihtiyacımız olan; peşin hüküm yerine adil yargılamanın, keyfîlik yerine hukukun, ayrıcalık yerine eşitliğin egemen olduğu bir düzendir.

Denizli’yi konuşmaya devam edeceğiz. Şehrimizin sorunlarını, esnafımızın sıkıntılarını, vatandaşımızın beklentilerini ve çözüm önerilerimizi gündeme taşıyacağız. Ancak hukuk ve adalet söz konusu olduğunda sessiz kalamayız.

Çünkü hukuk devleti, yalnızca belirli kişilerin değil, herkesin güvencesi olmak zorundadır.

Adalet, bir gün herkese lazım olur.

Denizli HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizlikenthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.