Hoca Efendi Üzerinden Bölünme Süreci Gizleniyor
Pamukkale
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
03.05.2014 - 14:49, Güncelleme:
03.05.2014 - 16:53 10159+ kez okundu.
Hoca Efendi Üzerinden Bölünme Süreci Gizleniyor
Yazılı olarak bir açıklama yapan Efe;17 Aralık ve 25 Aralık deyip iktidar partisi yetkilileri milleti sistemli bir şekilde uyutuyor. İktidarın ortaya koymuş olduğu “Paralel yapı” iddiaları iktidar için tam bir can simidi oldu. Yaklaşık altı aydır Türkiye gündemi bir türlü değişmediğini söyledi.
17 Aralık ve 25 Aralık deyip iktidar partisi yetkilileri milleti sistemli bir şekilde uyutuyor. İktidarın ortaya koymuş olduğu “Paralel yapı” iddiaları iktidar için tam bir can simidi oldu. Yaklaşık altı aydır Türkiye gündemi bir türlü değişmedi. Varsa yoksa paralel yapı. Başbakan ve iktidar partisi yetkilileri Milletin başka bir şey düşünmemesi, görmemesi için de ciddi bir kampanya yürütüyor. Sanıldığı gibi bu paralel yapı sadece rüşvet iddialarını ortadan kaldırmak için kullanılmıyor. İktidarı yıpratma ihtimali olan tüm politikaları bu yolla üstü örtülmüş oluyor. Bu sayede Türkiye’yi bölünmeye götüren açılım sürecini kimse konuşmuyor, iflas eden Suriye politikası hiç gündeme gelmiyor, parelel yapı bütün bunların üzerini örtmeye yarayan bir kilim gibi kullanılıyor. Diyarbakır’da çocuğu dağa çıkarılan yaşlı bir anne ve baba kaç gündür, çocukları için eylem yapıyor. Diyarbakır’ın göbeğinde terör örgütüne meydan okuyor. İki askerimiz kaçırılıyor. Havuz medyasında çıt yok. Ülkemizin gündemine bir türlü giremiyor. Kimse bu bir barış süreci ise bu çocuklar niye dağa kaçırılıyor, bu örgüt daha hala niye militan yetiştirmeye devam ediyor diye sormuyor. Acılı anne ve babanın feryatları paralel yapı gürültüleri arasında boğulup gidiyor. Başbakan bunu neden duymuyor. Dün Hoca efendi’nin ABD’den iadesinin talep edileceği, Ankara Cumhuriyet başsavcılığının soruşturma başlattığı haberleri yayıldı. Bunun anlamı açık; Cumhurbaşkanı seçimine kadar Başbakan’ın elinde başka malzeme kalmadığı için paralel yapı iddialarını konuşmaya devam edecektir. Başbakan ve iktidar partisi yetkilileri bu hamle ile bir taşla bir çok kuş vurmaya ve milleti oyalamaya devam edecektir. Hoca efendi iade edilirse ne ala, edilmezse kamuoyuna, “biz demedik mi, bu adam ABD’nin adamı onun için iade etmediler diye önceki iddiaları pekiştirilmiş olacaklar. Başbakan ve iktidar partisi yetkililerinin tercihi ise ikinci şık olduğunu görülüyor, çünkü tutuklanarak cezaevine gönderilmiş bir Hoca efendi onların işine çok yaramaz. Propagandanın kullanımına daha uygun olan iade edilmemesi böylece her türlü iddianın muhatabı haline getirilmesidir. Çok büyük ihtimalle de öyle olacaktır. Çünkü, ülkeler arası iade prosedürünün belli şartları var. Tüm devletler bu tip iadeleri biraz ülke onuru ile irtibatlandırarak kıskanç davranıyorlar. Üstelik bir kişi hakkında kırmızı bülten çıkarılabilmesi için hakkında bir ceza davasının açılması, isnat edilen suçun şüphelinin bulunduğu ülke kanunlarına göre de suç olması, hakkında tutuklama kararının bulunması veya ifadeden imtina etmesi gerekiyor. Bir zanlı bulunduğu ülkede ben ifade vereceğim dediği takdirde iadesi çok zordur. Ancak burada bir hususun altının çizilmesi gerekiyor, Hoca efendi için uçak hızıyla hareket edenler, binlerce insanımızın katili olan tek bir PKK şefi için ciddi bir adım atmadılar. Bu işler bu kadar kolaysa, Oslo’da masanın karşı tarafında olan, Mustafa Karasu, Duran Kalkan gibi teröristler için, niçin tek bir adım atılmadı. Cem Uzan, Paris’te gününü gün ediyor, niçin ülkeye getirilerek hiç ettiği paraların hesabı sorulmadı. Turan Çömez Londra’da doktorluk yapıyor, niçin iadesi sağlanamadı?
Paralel yapı ve Hoca efendi üzerinden bölünme süreci gizleniyor. Başbakan ve iktidar partisi yetkililerinin pohpohlayarak sokağa döktüğü Suriye’deki Müslümanların dramı dikkatlerden kaçırılıyor. Daha hala PKK ile yürütülen görüşmelerin barış amaçlı olduğunu sananlar var. Ortada barış süreci yok. Öyle olsa eskisinden daha yoğun bir militan yetiştirme kampanyası yaparmıydı PKK? Güneydoğu’da gittikçe Türkiye’den uzaklaştırılan özerk bir bölge oluşturuluyor. Hükümet buna zemin hazırlıyor. PKK ve onun siyasi temsilcilerinin söylemleri ortada “Bundan sonraki süreç Demokratik Özerklik” diyorlar, Başbakan ve iktidar partisi yetkililerin den tek bir cevap yok. Bugüne kadar Başbakan ve iktidar partisi yetkilileri ne dediyse tersi, PKK ve onun siyasi temsilcileri ne dediyse aynısı çıktı. Taviz yoksa Oslo görüşmeleri milletten niye gizleniyor? Süreç şeffaf işliyorsa, Oslo tutanaklarının da yayınlanması gerekmez mi? Başbakan paralel iddiaları ile kendi gündemini oluşturup muhalefeti de peşine takıyor. Büyük Birlik Partisi olarak Başbakanı ve iktidar partisi yetkililerini buradan uyarıyoruz milletin gerçek gündemiyle meşgül olun.