Çocuklarda Alerjiye Dikkat: Her Belirti Alerji Anlamına Gelmiyor

Sağlık 15.09.2026 - 14:34, Güncelleme: 15.09.2026 - 16:51 464 kez okundu.
 

Çocuklarda Alerjiye Dikkat: Her Belirti Alerji Anlamına Gelmiyor

Alerji Uzmanı Dr. Gülten Tunçerler, çocuklarda alerjik hastalıkların sanılandan daha sık görüldüğünü belirterek doğru tanı ve kişiye özel tedavinin önemine dikkat çekti. Tunçerler, özellikle gereksiz besin kısıtlamalarından kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Çocuklarda alerjik hastalıkların sanılandan daha sık görüldüğünü belirten Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Alerji Uzmanı Dr. Gülten Tunçerler, alerjinin bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan bazı maddelere karşı aşırı tepki göstermesiyle ortaya çıktığını söyledi. Tunçerler, alerjik hastalıkların doğru şekilde tanımlanması ve her çocuğa özel tedavi planlanmasının önemine dikkat çekti. Polenler, ev tozu akarları, hayvanlar, bazı besinler ve ilaçların çocuklarda çeşitli alerjik reaksiyonlara yol açabildiğini ifade eden Dr. Gülten Tunçerler, hastalıkların gelişiminde genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel etkenlerin de rol oynadığını belirtti. Ailede alerjik hastalık öyküsünün bulunmasının çocuklarda alerji riskini artırabileceğini kaydeden Tunçerler, bununla birlikte ailesinde alerji bulunmayan çocuklarda da alerjik hastalıkların görülebileceğini söyledi. Sigara dumanı, hava kirliliği ve çevresel alerjenlerin de süreci etkileyebildiğini belirten Tunçerler, çocuk alerji ve immünoloji uzmanlarının astım, alerjik nezle, egzama, besin ve ilaç alerjileri, arı ve böcek alerjileri ile kurdeşen gibi birçok hastalığı değerlendirdiğini ifade etti. Tunçerler ayrıca sık, ağır veya alışılmadık enfeksiyon geçiren çocuklarda bağışıklık sistemiyle ilgili olası problemlerin de çocuk alerji ve immünoloji uzmanları tarafından değerlendirilebildiğini aktardı. Alerji Tanısında Çocuğun Hikâyesi Önem Taşıyor Ailelerin çocuklarında alerji olup olmadığını nasıl anlayabileceklerini merak ettiğini belirten Dr. Tunçerler, tanı sürecinde öncelikle çocuğun şikâyetlerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Şikâyetlerin ne zaman başladığı, hangi durum veya maddelerle temas sonrasında ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü ve tekrar edip etmediğinin tanı açısından önemli olduğunu ifade eden Tunçerler, gerekli görüldüğü durumlarda deri alerji testleri, kan testleri ve solunum fonksiyon testlerinden yararlanıldığını belirtti. Alerji testlerinin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Tunçerler, test sonucunun pozitif çıkmasının her zaman çocuğun alerjik bir hastalığa sahip olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Test sonuçlarının çocuğun şikâyetleri ve muayene bulguları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Tedavi Her Çocuğa Göre Planlanıyor Tanı konulmasının ardından tedavinin hastalığın türüne ve şiddetine göre belirlendiğini ifade eden Dr. Gülten Tunçerler, öncelikli olarak çocuğun şikâyetlerini artıran alerjenlerin ve çevresel faktörlerin tespit edilmesinin önem taşıdığını belirtti. Uygun görülen durumlarda ilaç tedavisine başvurulduğunu aktaran Tunçerler, bazı hastalarda halk arasında “alerji aşısı” olarak bilinen immünoterapinin de uygulanabildiğini söyledi. İmmünoterapide amaçlanan hedefin çocuğun belirli alerjenlere karşı duyarlılığını azaltmak olduğunu belirten Tunçerler, tedavi sürecinde gereksiz kısıtlamalar yerine doğru tanıya dayalı kişiselleştirilmiş bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Bu Belirtilerde Uzman Desteği Önemli Çocuklarda tekrarlayan hırıltı, nefes darlığı, uzun süren öksürük, sürekli hapşırma, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı gibi şikâyetlerin yanı sıra tekrarlayan egzama ve kurdeşen görülmesi durumunda çocuk alerji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Tunçerler, belirli bir besin veya ilaç sonrasında döküntü, şişme, kusma ya da nefes almada güçlük gibi belirtilerin ortaya çıkmasının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ailelere önemli uyarılarda bulunan Dr. Gülten Tunçerler, her döküntünün alerji, her öksürüğün astım ve her burun akıntısının da alerjik nezle olmadığını belirtti. Özellikle çocuklarda doktor önerisi olmadan tedavi uygulanmaması ve gereksiz besin kısıtlamalarına gidilmemesi gerektiğini vurgulayan Tunçerler, doğru tanı, uygun tedavi ve düzenli takip sayesinde alerjik hastalıkların büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini ifade etti. Tunçerler, amaçlarının çocukların hastalıkları nedeniyle günlük yaşamlarından uzak kalmadan sağlıklı, aktif ve kaliteli bir çocukluk dönemi geçirmelerini sağlamak olduğunu belirtti.  
Alerji Uzmanı Dr. Gülten Tunçerler, çocuklarda alerjik hastalıkların sanılandan daha sık görüldüğünü belirterek doğru tanı ve kişiye özel tedavinin önemine dikkat çekti. Tunçerler, özellikle gereksiz besin kısıtlamalarından kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Çocuklarda alerjik hastalıkların sanılandan daha sık görüldüğünü belirten Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Alerji Uzmanı Dr. Gülten Tunçerler, alerjinin bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan bazı maddelere karşı aşırı tepki göstermesiyle ortaya çıktığını söyledi. Tunçerler, alerjik hastalıkların doğru şekilde tanımlanması ve her çocuğa özel tedavi planlanmasının önemine dikkat çekti.

Polenler, ev tozu akarları, hayvanlar, bazı besinler ve ilaçların çocuklarda çeşitli alerjik reaksiyonlara yol açabildiğini ifade eden Dr. Gülten Tunçerler, hastalıkların gelişiminde genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel etkenlerin de rol oynadığını belirtti.

Ailede alerjik hastalık öyküsünün bulunmasının çocuklarda alerji riskini artırabileceğini kaydeden Tunçerler, bununla birlikte ailesinde alerji bulunmayan çocuklarda da alerjik hastalıkların görülebileceğini söyledi. Sigara dumanı, hava kirliliği ve çevresel alerjenlerin de süreci etkileyebildiğini belirten Tunçerler, çocuk alerji ve immünoloji uzmanlarının astım, alerjik nezle, egzama, besin ve ilaç alerjileri, arı ve böcek alerjileri ile kurdeşen gibi birçok hastalığı değerlendirdiğini ifade etti.

Tunçerler ayrıca sık, ağır veya alışılmadık enfeksiyon geçiren çocuklarda bağışıklık sistemiyle ilgili olası problemlerin de çocuk alerji ve immünoloji uzmanları tarafından değerlendirilebildiğini aktardı.

Alerji Tanısında Çocuğun Hikâyesi Önem Taşıyor

Ailelerin çocuklarında alerji olup olmadığını nasıl anlayabileceklerini merak ettiğini belirten Dr. Tunçerler, tanı sürecinde öncelikle çocuğun şikâyetlerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şikâyetlerin ne zaman başladığı, hangi durum veya maddelerle temas sonrasında ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü ve tekrar edip etmediğinin tanı açısından önemli olduğunu ifade eden Tunçerler, gerekli görüldüğü durumlarda deri alerji testleri, kan testleri ve solunum fonksiyon testlerinden yararlanıldığını belirtti.

Alerji testlerinin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Tunçerler, test sonucunun pozitif çıkmasının her zaman çocuğun alerjik bir hastalığa sahip olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Test sonuçlarının çocuğun şikâyetleri ve muayene bulguları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Tedavi Her Çocuğa Göre Planlanıyor

Tanı konulmasının ardından tedavinin hastalığın türüne ve şiddetine göre belirlendiğini ifade eden Dr. Gülten Tunçerler, öncelikli olarak çocuğun şikâyetlerini artıran alerjenlerin ve çevresel faktörlerin tespit edilmesinin önem taşıdığını belirtti.

Uygun görülen durumlarda ilaç tedavisine başvurulduğunu aktaran Tunçerler, bazı hastalarda halk arasında “ alerji aşısı” olarak bilinen immünoterapinin de uygulanabildiğini söyledi. İmmünoterapide amaçlanan hedefin çocuğun belirli alerjenlere karşı duyarlılığını azaltmak olduğunu belirten Tunçerler, tedavi sürecinde gereksiz kısıtlamalar yerine doğru tanıya dayalı kişiselleştirilmiş bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

Bu Belirtilerde Uzman Desteği Önemli

Çocuklarda tekrarlayan hırıltı, nefes darlığı, uzun süren öksürük, sürekli hapşırma, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı gibi şikâyetlerin yanı sıra tekrarlayan egzama ve kurdeşen görülmesi durumunda çocuk alerji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Tunçerler, belirli bir besin veya ilaç sonrasında döküntü, şişme, kusma ya da nefes almada güçlük gibi belirtilerin ortaya çıkmasının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ailelere önemli uyarılarda bulunan Dr. Gülten Tunçerler, her döküntünün alerji, her öksürüğün astım ve her burun akıntısının da alerjik nezle olmadığını belirtti. Özellikle çocuklarda doktor önerisi olmadan tedavi uygulanmaması ve gereksiz besin kısıtlamalarına gidilmemesi gerektiğini vurgulayan Tunçerler, doğru tanı, uygun tedavi ve düzenli takip sayesinde alerjik hastalıkların büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini ifade etti.

Tunçerler, amaçlarının çocukların hastalıkları nedeniyle günlük yaşamlarından uzak kalmadan sağlıklı, aktif ve kaliteli bir çocukluk dönemi geçirmelerini sağlamak olduğunu belirtti.

 

Denizli HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizlikenthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.