Dikkat!!! Hiperlipidemi (Kanda yağ oranı yüksekliği) damar iltihaplanması yapıyor

DENİZLİ SAĞLIK (Web Sitesi) - Web Sitesi | 27.02.2024 - 11:45, Güncelleme: 27.02.2024 - 11:45 2284+ kez okundu.
 

Dikkat!!! Hiperlipidemi (Kanda yağ oranı yüksekliği) damar iltihaplanması yapıyor

Denizli Özel Egekent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İhsan Alur Hiperlipidemi (Kanda yağ oranı yüksekliği) damar iltihaplanması yaptığı konusunda açıklamalarda bulundu.
Op. Dr. İhsan Alur “Ateroskleroz ya da damar yağlanması/kireçlenmesi, vücudumuzdaki bağışıklık hücrelerinden salgılanan iltihaplanmayı tetikleyen maddeler ve bu bağışıklık hücreleri ile damar iç yüzeyini oluşturan endotel hücreleri arasındaki karmaşık etkileşimleri içeren kronik inflamatuar bir hastalıktır. Kanda yağ oranı yüksekliğinin (hiperlipidemi) bu kronik iltihaplanmayı alevlendiren, artıran bir etkisi vardır. Nedeni ne olursa olsun kanda yağ fazlalığı olduğunda karaciğer bu fazla yağları azaltmaya ve zararsız hale getirmeye çalışır. Ancak karaciğerin kapasitesini aşan oranda kanda fazla miktarda yağ bulunuyorsa bu yağlar oksitlenmeye ve zararlı maddelere dönüşmeye başlar” dedi. Hiperlipidemiye yol açan faktörlerden bahseden Dr. İhsan Alur “Hiperlipidemiye yol açan faktörler; Diyabet hastalığı, metabolik sendrom, ailesel kolesterol yüksekliği, sigara ve alkol tüketimi, kronik böbrek hastalığı, karaciğer yetmezliği, tiroid hastalığı, sağlıksız beslenme, obezite, hareketsiz yaşamdır” şeklinde sıraladı. Lipid bozukluğu olan hastalarda erken aterosklerotik kalp ve damar hastalığı riski dramatik bir şekilde arttığından bahseden Dr. İhsan Alur “Son çalışmalar, hiperkolesterolemi, obezite, metabolik sendrom, diyabet ile damar iltihaplanması arasında kesin bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Bu hastalıklar aynı zamanda aterogenezin (damar yağlanması) en erken aşamalarından biri olan arter duvarına lökosit infiltrasyonunu (bağışıklık hücre toplanması) içeren, endotelin proinflamatuar (iltihaplandırıcı) ve protrombotik (pıhtılaştırıcı) bir durum olan endotel disfonksiyonu/inflamasyonu ile de ilişkilidir. Yine kanda yağ oranı yüksekliğinin (hiperlipidemi) endotel fonksiyon bozukluğu ve iltihaplanmaya sebep olduğu, lipit düşürücü tedavi ile bu durumun tersine döndüğü gösterilmiştir. Kanda yağ oranı yüksekliği ile ilgili araştırmalarda çocukluk ve ergenlik döneminde lipit yüksekliğinin erken ve orta yetişkinlikte daha yüksek kardiyovasküler riskle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Karotis arter (şah damarı) hastalığında hiperlipdemi en önemli risk faktörlerinden biri olup kolesterol düşürücü tedavinin karotis damarı içerisindeki yağ birikimlerini azalttığı ve damar kireçlenmesini/yağlanmasını ve dolaysı ile damar daralmasını durdurduğu gösterilmiştir. Yine kalbi besleyen koroner damarlarda da hiperlipidemi ile bağlantılı olarak yağlanmanın ve damar daralmasının hızlandığı, kolesterol düşürücü tedavinin koroner damarlardaki yağlanmayı yavaşlattığı azalttığı çalışmalarda gösterilmiştir” ifadelerine yer verdi. Günümüzde bilgi kirliliğinin fazlalığına deyinen Dr. İhsan Alur Son zamanlarda bu kolesterol düşürücü tedavi ile ilgili yanlış bilgiler, önyargılı açıklamalar insanların kafasını karıştırmış ve hatta bazı hastaların yüksek kan yağı oranlarına rağmen tedavi olmayı reddettiklerini ve dolayısıyla kafa karışıklığı yaşadıklarını görmekteyiz. Günümüzde birçok konuda olduğu gibi bu kolesterol düşürücü tedavi ile ilgili de dezenformasyon (bilgi kirliliği) devam etmektedir. Bunu maalesef üzülerek görüyoruz. Hastaların kolesterol düşürücü tedavilerine devam etmeleri gerektiğini, bilimin yolundan gitmelerini, bilimsel gelişmeleri takip etmelerini kuvvetle önermekteyiz. Hastalarımızın gerçek dışı yanlış eksik bilgilere itibar etmemesini, hiçbir bilimsel araştırmaya dayanmayan yanlış ve eksik bilgileri ileri süren kişi veya grupları dikkate almamalarını tavsiye ediyoruz cümlelerinin altını çizdi.
Denizli Özel Egekent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İhsan Alur Hiperlipidemi (Kanda yağ oranı yüksekliği) damar iltihaplanması yaptığı konusunda açıklamalarda bulundu.

Op. Dr. İhsan Alur “Ateroskleroz ya da damar yağlanması/kireçlenmesi, vücudumuzdaki
bağışıklık hücrelerinden salgılanan iltihaplanmayı tetikleyen maddeler ve bu bağışıklık
hücreleri ile damar iç yüzeyini oluşturan endotel hücreleri arasındaki karmaşık
etkileşimleri içeren kronik inflamatuar bir hastalıktır. Kanda yağ oranı yüksekliğinin
(hiperlipidemi) bu kronik iltihaplanmayı alevlendiren, artıran bir etkisi vardır. Nedeni ne
olursa olsun kanda yağ fazlalığı olduğunda karaciğer bu fazla yağları azaltmaya ve
zararsız hale getirmeye çalışır. Ancak karaciğerin kapasitesini aşan oranda kanda fazla
miktarda yağ bulunuyorsa bu yağlar oksitlenmeye ve zararlı maddelere dönüşmeye
başlar” dedi.
Hiperlipidemiye yol açan faktörlerden bahseden Dr. İhsan Alur “Hiperlipidemiye yol açan
faktörler; Diyabet hastalığı, metabolik sendrom, ailesel kolesterol yüksekliği, sigara ve
alkol tüketimi, kronik böbrek hastalığı, karaciğer yetmezliği, tiroid hastalığı, sağlıksız
beslenme, obezite, hareketsiz yaşamdır” şeklinde sıraladı.
Lipid bozukluğu olan hastalarda erken aterosklerotik kalp ve damar hastalığı riski
dramatik bir şekilde arttığından bahseden Dr. İhsan Alur “Son çalışmalar,
hiperkolesterolemi, obezite, metabolik sendrom, diyabet ile damar iltihaplanması
arasında kesin bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Bu hastalıklar aynı zamanda
aterogenezin (damar yağlanması) en erken aşamalarından biri olan arter duvarına
lökosit infiltrasyonunu (bağışıklık hücre toplanması) içeren, endotelin proinflamatuar
(iltihaplandırıcı) ve protrombotik (pıhtılaştırıcı) bir durum olan endotel
disfonksiyonu/inflamasyonu ile de ilişkilidir. Yine kanda yağ oranı yüksekliğinin
(hiperlipidemi) endotel fonksiyon bozukluğu ve iltihaplanmaya sebep olduğu, lipit
düşürücü tedavi ile bu durumun tersine döndüğü gösterilmiştir. Kanda yağ oranı
yüksekliği ile ilgili araştırmalarda çocukluk ve ergenlik döneminde lipit yüksekliğinin erken
ve orta yetişkinlikte daha yüksek kardiyovasküler riskle ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Karotis arter (şah damarı) hastalığında hiperlipdemi en önemli risk faktörlerinden biri olup
kolesterol düşürücü tedavinin karotis damarı içerisindeki yağ birikimlerini azalttığı ve
damar kireçlenmesini/yağlanmasını ve dolaysı ile damar daralmasını durdurduğu
gösterilmiştir. Yine kalbi besleyen koroner damarlarda da hiperlipidemi ile bağlantılı
olarak yağlanmanın ve damar daralmasının hızlandığı, kolesterol düşürücü tedavinin
koroner damarlardaki yağlanmayı yavaşlattığı azalttığı çalışmalarda gösterilmiştir”
ifadelerine yer verdi.
Günümüzde bilgi kirliliğinin fazlalığına deyinen Dr. İhsan Alur Son zamanlarda bu
kolesterol düşürücü tedavi ile ilgili yanlış bilgiler, önyargılı açıklamalar insanların kafasını
karıştırmış ve hatta bazı hastaların yüksek kan yağı oranlarına rağmen tedavi olmayı
reddettiklerini ve dolayısıyla kafa karışıklığı yaşadıklarını görmekteyiz. Günümüzde
birçok konuda olduğu gibi bu kolesterol düşürücü tedavi ile ilgili de dezenformasyon (bilgi
kirliliği) devam etmektedir. Bunu maalesef üzülerek görüyoruz. Hastaların kolesterol
düşürücü tedavilerine devam etmeleri gerektiğini, bilimin yolundan gitmelerini, bilimsel
gelişmeleri takip etmelerini kuvvetle önermekteyiz. Hastalarımızın gerçek dışı yanlış

eksik bilgilere itibar etmemesini, hiçbir bilimsel araştırmaya dayanmayan yanlış ve eksik
bilgileri ileri süren kişi veya grupları dikkate almamalarını tavsiye ediyoruz cümlelerinin
altını çizdi.

Denizli HABERİ

Habere ifade bırak !
Administrator Administrator
Administrator Administrator
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizlikenthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.